Baraka Bir iplik masalı 

Bir İplik Masalı

 

Gözlerinizi kapatın ve bir sokak hayal edin. Ahşap evler, Arnavut taşlarla döşenmiş sokaklar. Sokakta bir melodi yankılanıyor. Her evden ayrı ayrı yükselen sesler sokakta birlikte dans ediyor. El dokuma tezgahlarının tıkırtıları bunlar. Her evin altında bir atölye her atölyede ayrı bir hikaye.

Anadolu erkekleri ve kadınları tüm bedenleri ile çalışarak ilmek ilmek dokuyor ipliği. Tezgahla adeta dans ederek icra ediyor sanatını. Sokaklarda yankılanan bu melodi ‘emek’ ‘emek’ diye haykırıyor. Sokaktaki canlı cansız her şey bu melodi ile sanki daha bir ahenkli, daha bir mutlu. Dokuma tezgahlarının emek kokan melodisi, kumaşa sahibinin hikayesini işliyor.

   Dokuduğu İpek Şal’a ipek gibi saçlarını okşadığı torununun sevgisini anlatıyor Fatma nine. Ayşe teyze askerdeki oğlunun burnunda tüten özlemini dokuyor peştemaline. Rüstem dayı, uzak diyarlara gelin verdiği kızına duyduğu hasretin türküsünü söylüyor tezgahının tıkırtılarıyla. Ali çeşme başında ilk gördüğünde aşık olduğu Hatice’nin sevgisini dokuyor ilmek ilmek.

İşte 20 yıl önce, Anadolunun dokumacılıkla ünlü beldelerinin hikayesi… Şimdi mi? Birkaç şanslı sokakta bir veya iki evden yükseliyor bu melodi, zayıf, yorgun ve güçsüz… Fakat mağrur ve gururlu. Kıymetini bilene, kendisi duyana halen anlatacak çok hikayesi var. Dinlemek ister misiniz?